Common Beginner Turkish Verbs – Part 1

Common Beginner Turkish Verbs – Part 1

Here’s how to learn these words:

Listen to the LessonListen and do shadowing

Read the ArticleRead while listening

Download PDF FileDownload the PDF

Do Your HomeworkDo your homework

Download PDF FileDownload the PDF

This is a free lesson:

Don’t Do TheseDON’T modify/re-upload/sell

Do ThesePrint the PDF for own use

Do TheseShare the section page

Register or log in to download

Yapmak

To do, to make

Annem bana kek yaptı.

My mom made me a cake.

Gitmek

To go

Her gün yürüyerek okula gidiyorum.

Every day I go to school walking.

Gelmek

To come

Dün akşam teyzem evimize geldi.

Last evening my aunt came to our house.

Olmak

To be

Büyüyünce doktor olacağım.

I’m going to be a doctor when I grow up.

Almak

To buy, to receive

Ahmet arkadaşından hediye aldı.

Ahmet received a present from his friend.

Vermek

To give

Dilenciye on lira verdi.

He gave the beggar ten liras.

Sevmek

To love, to like

Yavru pandaları çok severim.

I love baby pandas a lot.

Uyanmak

To wake up

Selin her sabah sekizde uyanır.

Selin wakes up every morning at eight.

Uyumak

To sleep

Cenk derste hep uyur.

Cenk always sleeps in class.

Yemek

To eat

Öğle yemeğinde hamburger yedim.

I ate a hamburger at lunch.

İçmek

To drink

İçecek ne içersiniz?

What (drink) would you like to drink?

Satın almak

To purchase, to buy

Mağazadan kendime bir elbise satın aldım.

I purchased a dress from the shop for myself.

Satmak

To sell

Öğrencilere ders notlarını sattı.

She sold her class notes to the students.

Aramak

To search

İnternette ne arıyorsun?

What are you searching on the internet?

Bulmak

To find

Aradığını buldun mu?

Did you find what you were searching for?

Duymak

To hear

Dışarıda kuşların ötüşlerini duydum.

I heard the birds chirping outside.

Konuşmak

To speak

Çok iyi Türkçe konuşuyorsun!

You speak really good Turkish!

Demek

To say

Ceylan “bana kalemini versene” dedi.

“Give me your pencil” said Ceylan.

Söylemek

To tell

Ceylan ona kalemini vermesini söyledi.

Ceylan told him to give his pen to her.

Anlatmak

To explain, to narrate

Babam bana bir hikaye anlattı.

My father told/narrated me a story.

Susmak

To be quiet

Lütfen susar mısın?

Could you please be quiet?

Görmek

To see

Eve dönerken bir tavşan gördüm.

I saw a rabbit while returning home.

İzlemek

To watch

Ablam televizyon izliyor.

My sister is watching television.

Bakmak

To look (at)

Genç adam güzel bayana baktı.

The young man looked at the pretty lady.

Okumak

To read

Yatakta uzanmış kitap okuyor.

She’s reading a book lying on the bed.

Çizmek

To draw, to scratch

Küçük kız çok güzel resim çiziyor.

The little girl is drawing a really pretty picture.

Yazmak

To write

Öğretmen tahtaya soru yazıyor.

The teacher is writing a question on the board.

Kullanmak

To use

Adam kılıcı ustaca kullandı.

The man skillfully used the sword.

İstemek

To want

Ne yemek istiyorsun?

What do you want to eat?

Dilemek

To wish

Kayan yıldızı görünce dilek dilemeye başladı.

Seeing the shooting star, he started wishing.

Koymak

To put

Çayı oraya koyma.

Don’t put the tea there.

Hatırlamak

To remember

Dün akşam gördüğün rüyanı hatırlıyor musun?

Do you remember your dream you saw last night?

Unutmak

To forget

Bu günü hiç unutmayacağım.

I’m never going to forget this day.

Tutmak

To hold

Atlamadan önce elimi sıkıca tut.

Hold my hand tight before jumping.

Bırakmak

To release

Çocuk annesinin elini bırakıp koştu.

The child released his mother’s hand and ran.

Başlamak

To start

Sınav saat 9’da başladı.

The exam started at 9 o’clock.

Bitirmek

To finish

Yaşlı adam sonunda maratonu bitirdi.

The old man finally finished the marathon.

Denemek

To try

Bebek ilk kez yürümeyi denedi.

The baby tried to walk for the first time.

Bulmak

To find

Aradığı aşkı buldu.

He found the love he was looking for.

Kaybetmek

To lose

Müzik festivalinde arkadaşımı kaybettim.

I lost my friend at the music festival.

Dinlenmek

To rest

Çok yoruldum, biraz dinlenelim.

I’m really tired, let’s rest a little.

Ara vermek

To take a break

Ders çalışmaya ara verdim.

I took a break from studying.

Öğrenmek

To learn

Araba sürmeyi öğrendim.

I learned how to drive.

Öğretmek

To teach

Sana resim çizmeyi öğreteyim mi?

Shall I teach you how to draw?

Hareket etmek

To move

Araba kendi kendine hareket ediyor!

The car is moving on its own!

Koşmak

To run

Oğlan kıza doğru koştu.

The boy ran towards the girl.

Yürümek

To walk

Her gün iki kilometre yürürüm.

I walk two kilometers every day.

Durmak

To stop, to halt

Motosiklet kırmızı ışıkta durdu.

The motorbike stopped at the red light.

Girmek

To enter

Görevliler haricinde kimse giremez.

No one except employees can enter.

Çıkmak

To exit

Labirentten çıkmak için sağ dön.

Turn right to exit the labyrinth.

Do Your HomeworkHomework Time

Good job! Now it’s homework time:

Learn New VocabularyReview the vocabulary again

Do Article ExercisesDo this vocabulary’s exercises

Become a premium member and get access to the homework section and much more!

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments